Ekim 29, 2009

"hayal meyal"


                                                               --92 senesi..yaş 7..--

-'büyüyünce ne olacaksın bakalım..??'
*'romairo gibi  süper bir futbolcu olacağım..'

                                                               --09 senesi..yaş 24..--

-'ee hacı mezun oldun..ne yapıcaksın..??'
*'hacı işte kpss sınavına giricem..olursa kapağı devlete atıcam..en garantisi..'

büyüdükçe insan,küçülüyordu hayalleri..az ile yetinmeyi öğretiyordu hayat..birer misafir gibiydik ve umduğumuzu değil bulduğumuzu yedik..

Ekim 23, 2009

"banko kupon"


"maçın uzatma dakikalarında gelen golle kayserispor,inönüden 3 puanla ayrıldı".. olmayınca olmuyordu heralde..atılan son dakika golleri hep aleyhime gelişiyordu.. ibrahim üzülmez, "üzgünüz,artık önümüzdeki maçlara bakıcaz" derken, ben ise tek maçtan yatan kuponuma bakıyordum..sürekli kaybediyordum ama oynamaktan da vazgeçmiyordum..öğrenci düzme sınavında dahi göstermediğim özenli boşluk doldurmayı,maç kodlarını kuponlara yazarken gösteriyordum..iskandinav ülkelerin 2.lig takımlarını dahi ezbere bilmem neticeyi değiştirmiyordu..ahmaklıkta ısrar etmem,bu konuda bilgi sahibi yapmıştı beni..

severek izlediğim futbol maçlarında artık oyuncular gözümde birer yarış atı gibi..hangisi sonradan açılır,hangisi kumda daha iyi oynar düşünür oldum..üstüne bahis oynadığım takım yenildiğinde; "seni topçu yapanın.." diye başlayıp "inşallah küme düşersiniz..!!" diye biten kısa cümleler kuruyorum..sporcunun; zeki,çevik ve ahlaklı olanı makbul iken,ben ekstradan 'bana para kazandıran' özelliği olanları sever oldum..artık futbol asla sadece futbol değildi..yenilerek öğrendim..

Eylül 25, 2009

"şimdi uzaklardasınız"


yanım yakınımda olmasını istediğim kişilerin arkasından birer birer el sallar oldum.. 'böyle iyiydik aslında' diyebiliyorsun sen onun ardında kaldığında..göz uzaklığı ile gönül uzaklığının doğru orantılı olması, 'lan acaba biz de mi??' kurdunu düşürür içime..


bir şekilde devam edersin yoluna..o,ben,sen,onlar..ama herşey yolunda değildir..yoldan çıkıp gidenler eskikliğini hissettirir..olanı biteni koşa koşa anlattığın kişiler senin koşarak gidebileceğin mesafenin çok uzağında kalmıştır..onsuz 'ilk'lerini yaşarsın ve hepsinde onu yad edersin..ama insan herşeye alışıyor ve ben onlarsız yaşamaya alışırsam diye korkuyorum..


durumum kudurmuştan beter haberiniz olsun..

Eylül 18, 2009

"polaroid solution"


aklının ucundan geçmeyen zımbırtılar,dilinin ucuna gelir..'hep uçlarda yaşayacağım' diyerek başladığın yaşantında en sıradan sen olursun..pembe panjurlu ev hayali kurarken 2+1,kombili,zemin kat dairende yaşarsın..nefretle karşısında durduğun zımbırtıların içine karışmış olursun..'şu şöyle olsaydı bu böyle olurdu' diye başlayan ve herkesin sahip olduğu hikayeni,sıran geldiğinde heryerde anlatırsın..hayat bir oyunsa arkadaşım,sen kaybeden olursun..

Ağustos 31, 2009

"dalip dalıp gitmeler"

bazen derinlere dalıyoruz..hüzünlere boğulup,çoşku seline kapılıyoruz..çoşkunu tecavüzcü biliyoruz..kaçınılmazsa tecavüz zevkine varıyoruz..renkler ve zevkleri tartışmıyoruz..her renk için bir anlam yüklüyoruz..kırmızı renk bana çok yakışır hepimiz biliyoruz..bilmeden bilip konuşuyoruz..konuşup anlaşamıyoruz..koklaşmaya başlıyoruz..kimimiz miss,kimimiz ter kokuyoruz..kan ter içinde uyanıyoruz ama tekrardan dalıp dalıp gidiyoruz..

bazen seyre dalıyoruz..filmin başını kaçırıp,sonunu anlamaya çalışıyoruz..arif olamayınca üzülüyoruz..üzüntüden şaçımıza ak düşürüyoruz..düşmeyen düşler düşlüyoruz..düşene bir tekmede biz vuruyoruz..vur patlasın çal oynuyoruz..çalıp çırpıyoruz..çırpınıyoruz ama tekrardan dalıp dalıp gidiyoruz..

bazen uykuya dalıyoruz..renkli rüyalar istiyoruz..siyah-beyaz görüyoruz..en büyük beşiktaş inkar edemiyoruz..ama bir çuval inciri berbat ediyoruz..etme bulma dünyasında yaşıyoruz..dünya kaç bucak zorla öğreniyoruz..öğrenmenin yaşı yok hepimizin var hesaplıyabiliyoruz..evdeki hesabı çarşıya uyduruyoruz..uymayan tek parça kendimizi hissediyoruz..sıradaki parçayı sevdiklerimize armağan ediyoruz..dinliyoruz parçayı ama dalıp dalıp gidiyoruz..

bazen aşka dalıyoruz..hayatı tozpembe görüyoruz..görmeyene kör diyoruz..gösterişi seviyoruz..gösterip ama elletmiyoruz..eller günahkar hepimiz dinliyoruz..hepimiz birimiz,bayram etsin pipimiz istiyoruz..bayramlarda tatil yapıyoruz..tatilde uzaklara gidiyoruz..gözden ıraklaşınca gönüldende ıraklaşıyoruz..ırak'ta savaş var pek önemsemiyoruz..önemsiz şeyler yüzünden tartışıyoruz..durumu daha zorlaştırmadan ayrılıyoruz..ayrılıkta acı çekiyoruz..acı acı ağlıyoruz ama tekrardan dalıp dalıp gidiyoruz..

bazen meyva ağaçlarına dalıyoruz..sahibi gelince kaçıyoruz..kovaladıkça kaçan ateş böceğimiyiz fark edemiyoruz..maçlardan farklı skorla yenik ayrılıyoruz..ayrı gayrı bilmiyoruz..kolamızın dibini paylaşıyoruz..armut dibine düşmüş görüyoruz..bazı şeyleri görmemezlikten geliyoruz..gel gitler yaşıyoruz..yaş ilerledikçe yollarımız ayrılmış idrak ediyoruz..yolun sonunu bilmiyoruz ama tekrardan dalıp dalıp gitmek istiyoruz..

Ağustos 28, 2009

"istanbul için iftar vakti"


malum..ramazan ayındayız..11 ayın sultanı..niyetli kişi sahur iftar vakitleri arası yemeyi,içmeyi,karşı cinse şehvet dolu gözlerle bakmayı kendi rızasıyla kesti..süper-mega-süpersonik marketler,ramazan paketlerini hazırladı..haberlerde ramazan öncesi,şeker-un-pastırma-hurma zamlarından dem vuruldu..televizyonda 'islamiyetin doğuşu' yayınlandı..ramazanın davulcusu,hoyratca davulunu çaldı..klasik kola ramazan reklamları izlenildi..ramazan pidesi alındı..bunlar ramazanın olmazsa olmazları ama benim için en önemlisi 'ünlülerin ezan okuması'..her sene ya bu sene olmazsa korkusu yaşıyorum..ama korkulan bu senede olmadı..önceleri arabesk müziğin babası,şimdileri ise rock müzik dinleyicisinin gözbebeği müslüm gürses okudu ezanı..niyetli herkes gönül rahatlığı ile açabilir orucunu..

istanbul için iftar vakti..

allah kabul etsin..

Ağustos 24, 2009

"kırmızı 6"


utanmasam mutluluktan ağlıyacaktım..

zaman öldürüyorduk.. yada zaman bizi öldürüyordu..
elde avuçta kalan ile ödetmesine oyun oynuyorduk.. hepimizin elleri küçüktü..
çetele,bu eli alanın kazanacağını söyledi.. asla yalan söylemezdi..
yancılar dahil masada 6 kişiydik.. toplasan bir adam edermiki..
vücut aşırı adrenalin hormonu salgılamaya başlamıştı.. durum zorluydu..
oyunu bitiren taş kırmızı 6ydı.. bendim çeken..
kazanan olmak istedi herkes.. herkes kaybedendi oysa..

utanıp hüzünden ağladım..

Ağustos 06, 2009

"kumanda"


akrabanın misafirliğe gelişi..gelen akrabanın uzak olması..uzaklığın aile bağından yada aradaki kilometre farkından kaynaklanmaması..muhabbetin yüzeysel ve öylesine olması..imdada televizyonun yetişmesi..kumandanın sende olması.. "hangi kanalı açayım "; sorusuna "fark etmez" yanıtı..ilk kanalda; sunucunun "televizyonun sesini biraz kısıp beni telefondan dinleyin" uyarısı..zaping.."sezona almanya'da hazırlanan beşiktaş günü kondisyon ağırlıklı çift antremanla geçirdi" şeklinde süren spor haberleri..zaping..çok kızgın şekilde "ben mantar yemem" diyen sahte sarışının; "bugünde aç kalktım sofradan,benim sevim'e puanım 3" demesi..zaping..

her açılan kanalın aynı tadı vermesi..izlenilesi bir şeylerin bulunamaması..kumandanın sende olması nedeniyle bunun sorumlusu olarak kendinin hissedilmesi..akraba ve kumandadan çok uzaklara doğru koşma isteği..renksiz,kokusuz bir günün daha geride kalması..

Ağustos 02, 2009

''fakir edebiyatı''


alım gücü düşük kişilerin kendi aralarında iletişimi sağlayan önemli zımbırtı..sözlük anlamı buna yakın olması gerekirken,ülkemizde bir şekilde meşhur olabilmiş kişilerin prim yapma,topluma daha sevimli gözükme maksadıyla kullandığı zımbırtı..bizlerin dinlemeyi çok sevdiği zımbırtı..

şimdi ANDY WARHOL'ün dediği; "herkes bir gün 15 dakikalığına meşhur olacak" sözüne göre hepimiz bu zımbırtıyı asgari 15 dakika olsa da kullanacağız..herkes sırasını beklesin..sıra bende..neden mi bende ??.. çünkü biz fas fakirdik..